BİR AN

Bu kez uzun bir otobüs yolculuğunda yazıyorum.. Uzun bir yol, dingin bir müzik.. Gidiyor yol, bitmeyecek gibi..
Yol bitmiyor da biten şeyler var hayatta. Ömür mesela. Bunu fark etmek için illa birinin hasta olması veya ölmesi mi gereklidir ki? Her an patlayacak bir bomba misali yanı başımızda beklemiyor mudur?
Sağlık mesela. Bitmese de bozulan bir yapı. Peki ya sağlığa şükretmek için hep hasta veya engelli mi görmek gerekir? Gerçek şükür bu mudur ki?
Bir şeyleri fark etmemiz için hep bir şeyler görmek, duymak zorunda mıyız?
Şu an hala nefes alıyorken çeksek en büyük nefesimizi.. İki kelime süzülse dilimizden .. "Çok şükür!" Sonra hala var olan sağlık sorunlarına rağmen bin beterleri için de bi "Şükür" desek.. Hep buna şükür! Belki o zaman o gitmeyen kara bulutlarımız dağılır, yaşadığımız o "anın" tadına varırdık. Evet, o hala nefes aldığın kısacık an. Geri gelmeyen, sadece senin olan.
Belki de hayat sadece bir an.  Biz onu bu denli karmaşıklaştırıyoruz. Şükret, dua et, sarıl sevdiklerine..
Çünkü o bir gün bomba misali  patlayacak, çünkü o nefesinin de bir sonu var, çünkü o anların da bir gün son bulacak.. Ve bir gün hiç var olmamışcasına silinecek ismin dünyadan .. Bir gün seni tanıyan o son insanda ölecek..
Belki de gerçek ölüm bu olacak..
An şu an, yaşamsa bir an ..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çaylı Sohbet

Mutlu Yıllar

Farkında Mısın?