Kayıtlar

Şubat, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Rotanı Belirle

Hepimizin hayatta belli hedef ve amaçları olmalı.Bir "rota" belirlemeliyiz kendimize..Rotasız çıkılan bir yolun sonu mutlak kaybolmaktır..Ne yapacağını bilememek,ileriyi görememek ve sonucu yanlış limanlara savrulmak.En ufak attığın adım da dahi bir amacı olmalı insanın.
Sonrasında ise sadece istemenin,hayaller kurmanın yeterli olmayacağını bilmeliyiz.İstiyorsun ama ne yapıyorsun elde etmek için?Herkes hayallerinin gerçekleşmesini istiyor lakin bunu çok az insan başarıyor..Neden?Çünkü mütemadiyen bahanelerimiz var..Evet, o arkasına sığındığın senin için "haklı" gerekçelerin hepsi aslında birer bahane..Çünkü bu bir amaçsa asla imkansız değildir..Bir kez daha düşün bahanelerini ve onları neden yarattığını..Geç kaldığını mı düşünüyorsun?Kime göre neye göre geç?Hala nefes alıyorsan hiçbir şey için geç değildir..Uğrunda emek harcamak zor mu geliyor?Bir çok istemediğin şeye emek verirken istediğin uğruna yorulmak mı zor?Korkuların endişelerin mi var?Peki nereye kadar kaç…

Felaket Senaryoları

Hayatımızın hemen hemen her günü içimizde korkularla başlıyoruz..Daha evden çıkarken ya işime/okuluma geç kalırsam?Karşıdan karşıya geçerken ya araba çarparsa,bir arkadaşınız şunu unutma dediğinde ya unutursam?
Hep aklımızda kötü düşünceler dolaşmıyor mu?En basit olaylarda dahi..Halbuki bir çok kez korktuğumuz gibi sonuçlanmaz ama yine de bu düşünceleri bırakamıyoruz..Hatta bazılarımız  bu düşünceleri kurup,büyütüp,inanıp,telaşlanıyor..Dışarıdan saçma ve komik görünüyor belki ama sende gün içinde yapıyorsun bunu..Hepimiz cebimize elimizi attığımızda telefonumuz gelmiyorsa bir panik yaşamıyor muyuz :) Çünkü yine kötü ihtimale koşuyoruz. Kayboldu!!..Halbuki ya çantandadır ya da arka cebinde..Bazen gerçekten kaybolur ama o zaman panik yapıp üzülmek daha mantıklı değil mi?Diğer türlü yaptığımız tek şey kendimizi gereksiz yere üzmek,yormak..
Belki bu şekilde içten içe kötüye hazırlama mekanizması kuruyoruz kendimize ama bu da fazlasıyla yormuyor mu?Belki onları yaşasak bu kadar yormayacak.…

Gülümse

Siz hiç yolda yürürken veya arabayla seyir halindeyken gördüğünüz her bir apartmanın her bir dairesi içinde bir hayat olduğunu düşündünüz mü?Binlerce hayat ve binlerce hikaye..Her bir dairenin içinde yaşanmışlıklar..
Sadece bizim derdimiz varmış gibi gelir ya hep.Böyle anlarda biraz dolaşmak iyi gelir ve bu esnada hep dairelere bakarım..Şu üçüncü kattaki kadını eşi aldatıyor belki veya yandaki bloğun birinci katındaki ailenin çocukları öldü..Belkide bunlardan çok daha karmaşık ve trajik hikayeleri var..
Sense bir saniye sonrasını bilmediğin hayatının değerli anlarını saçma sapan şeylere takılarak geçiriyorsun..Takmışsın eşe dosta,kimin ne dediğine veya başarısızlıklarına..Eğer amaç geride bıraktığın hayatında daha az keşkelere,pişmanlıklara yer vermekse bunlara takılmadan önümüze bakmamız gerekiyor..
Her şeyin bir başı vardı hayatında ve sonu da olacak.Birkaç nesil sonra adın bile silenecek dünyadan..Peki ya şimdi bir şeyleri takmaya,gereksiz üzüntülere gerek var mı?
Ben yaşamım bir g…

Yeteri Kadar Düşün!

Bazı konularda insanları sınıflandırmak mümkün..Ben düşünme konusunda insanların üçe ayrıldığına inanıyorum..Tabi ki bu net bir ayrım değil,yerine göre her sınıfın üyesi olabiliyoruz ama bir genelleme yapabiliriz...Birincisi sadece kendini düşünenler,ikincisi hem kendini hem karşısındakini düşünenler,üçüncüsü ise sadece karşısındakini düşünenler..Hepimiz doğru olanın ikinci grup olduğunu iddia ederiz.Peki kaçımız bunu başarıyor?
Bu üç grubu da ayrı ayrı incelersek sadece kendini düşünen insanlar dostlukta kaybetseler de genellikle işte kazanırlar.Onlar hepimizin içinde var olan bencillik duygusunu doruklarında yaşayanlardır,tek düşündükleri kendi keyif ve çıkarlarıdır..İnsanlar ve durumlar karşısında çoğunlukla pragmatist yaklaştıklarından dolayı kaybetmeyi ve kazanmayı hep bir arada yaşayanlardır.Hem kendini hem karşısındakini düşünenler ise yerine göre davranmayı bilen,olgun,kendini bilen insanlardır..Empati hisleri gelişmiş,hayatı ne kendini ezerek ne de karşısındakini yarı yolda b…