Kayıtlar

2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Böyle Gitmemeli

Değişmek mi istiyorsun? Kendinde, hayatında bir şeyler artık böyle gitmemeli mi? Bak yeni bir yıl geliyor. Sıradan bir pazartesi başlamaktan çok daha etkili bir tarih.
Nasıl mı değişir insan veya ne kadar mı değişir? Bu yaşa, cinsiyete, yaşadığı şartlara göre değiştirebilen bir durum. Ama belli başlı noktalar var. Mesela değişimin kolaylığı yaşla doğru orantılı. Yani ne kadar yaşın küçükse bu o kadar kolay. Çünkü özellikle ergenlikten sonra belli başlı huylar karaktere dönüşüyor. Bu nedenle eğer çok istemezsen , kendin için değil de sırf biri dedi diye değişmeye çalışacaksan üzgünüm ama bu olmayacak. Sadece ve sadece kendin istersen değiştirebilirsin artık. İnsanlar sadece destek olabilir.
Nasıl değişebilirsin biliyor musun? Aklına koyacaksin. Yolum bu dönmeyeceğim diye başlayacaksın. Hızlı ve ani bir karar alacaksin. Uzatmayacaksın öyle şu zaman yaparım gibi. Üşengeçliğini kendine saklayacaksin mesela. O katılmayacak buna. Hatta sorunun üşengeçlikle ilgiliyse ilk onu değiştirmekle ba…

Mutlu Yıllar

Upuzun bir aradan sonra merhabaa! Ne de uzun zaman olmuş yazmayalı. Niye yazmadın diyecek olursanız insanlara “zorla” okutuyormuşum hissi inanın bana iyi gelmiyordu. Yani buraya yazmak çok zor bir iş değil tabii ki ama yine de bir emek sarf ediyorum. Ardında da insanlara zorla okuttuğumu hissetmem beni blog olayından biraz uzaklaştırdı. Bana gelip “Artık yazmıyor musun, yazmayacak mısın?” diyen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Yeni bir yıl geliyor! Ve bence bunun şerefine birkaç bir şey yazılabilinir. Sizi bilemiyorum ama 2016 benim için genel anlamda şahane bir yıldı diyemeyeceğim. Zor bir yıldı benim için. Özellikle insan ilişkileri konusunda… Neyse ki geride kalacak her şey. Diyorum ki senin için de bu yıl iyi de olsa kötü de olmuş olsa 2017 bizim yılımız olsun. Yeni umutlar, hayaller inşaa edelim. Mesela yazalım bir kâğıda 2017den ne istediğimizi. Sadece istemek yetmeyecek ama ilk adım bu! Beklentilerimiz, hayallerimiz, başarmak istediğimiz şeyler ve o yıllarca istediğin ama bir…

Vazgeçtim!

Merhaabaaa! Yine yeni yeniden birlikteyiz. Bugün can alıcı bir konuda konuşacağız. Bu konuya daha öncede hafif birkaç dokunuş yapmıştık. O zaman hayatından birini çıkarmaktan bahsetmiştik. Bu kez birinden vazgeçmekten bahsedeceğiz.. Ben bazen insanları anlayamıyorum. Bana göre hiç kimse “vazgeçilmez” değildir. Birini hayatından çıkarmak herkes için zor. Herkesin bunu kabullenme ve unutma süresi farklılık gösteriyor. Kimi on gün ağlar kimi bir yıl. Ama diyorum ki unutmakta sana bağlı, vazgeçmekte! Vazgeçilmez tek bir şey var ki o da aile. Onları seçemezsin. Onlar kader ve şans ortaklığıdır.( Bu da uzun bir dava ona da başka bir sefer değiniriz.) İnsanlar senin hayatında, seninle mutluysa, sen mutluysan, yanında kendini iyi hissediyorsan hissettiğin ve mutlu olduğun sürece yanında olmalı. Hiç kimse hayatını mahvedecek lükse sahip değil. Bu senin hayatın ve vazgeçmekte senin özgürlüğün.. Bazıları benim çabuk vazgeçtiğimi veya çabuk soğuduğumu düşünebilir. Çünkü hayatımdan çıkardığım bir sürü…

Senin Doğrun

Merhabaaa!! Madem yaz tatili başladı buraya bol bol yeni yazı ekleme planım var! Lütfen yorumlarınızı bana iletin! Şimdi bugünün konusuna geçelim! Gün içerisinde sürekli dış etkilere maruz kalan bir sen var. Sen olmaya, doğruyu bulmaya çalıştığın her an beyninin içine girmeye çalışan insanlar ve fikirleri. Binlerce insan ve binlerce fikir… Bunu biraz daha somutlaştıralım.. Diyelim ki bir derdin var. Ne yapacağından emin değilsin. Doğruyu bulmak istiyorsun. Mutlak bir doğru yok ise de en azından vicdanının doğru diyebileceğini arıyorsun. Evet, çevrendeki herkes sana yardımcı olmak istiyor. Ama ne yazık ki bu bazen yarar bazense zarar oluyor. Eğer sen, kendi doğrularını oluşturmuş biriysen bu fikirler sana sadece yol göstereceğinden yardımcı olacak. Lakin sen kendi doğrularını henüz oluşturamadıysan her insandan etkilenip o an yanındakinin doğrusuyla ilerliyor ve başka biriyle birlikte olduğunda onun doğrularının peşinden gidiyorsan tüm bu fikirler senin için zarar olacak. Her insanın fik…

Bunu Senden Hiç Beklemezdim!

Merhabaaa! ☺Uzuuun bir aradan sonra yeni bir konuya değineceğiz. Benim de yakın zamanda fark ettiğim olumsuzluk eki barındırmayan ama bütün olumsuzlukların nedeni olan bir kelime var. Şuan için şaşkınsın biliyorum. Onca olumsuzluğun nedeni nasıl bir tek kelime olabilir ki diyorsun. O halde seni sabırsızlandırmadan söyleyeyim. O kelime BEKLENTİLER! Nasıl mı her olumsuzluğun nedeni? Hep bir şeyler bekledik de olmadı ve beklediğin gibi olmadı diye üzülmedik mi? Bazen bekledin de olmadı. Beklediğin değeri görmedin, beklediğin notu alamadın, beklediğin kişi gelmedi.. Bazende beklediğin gibi olmadı. Beklenmedik ölümler, olaylar oldu. Beklenmedik kişiler üzdü, aldattı, kırdı.. Beklentiler yormadı mı bizi? Ya senin beklentilerin ya da çevrenin beklentileri. Ama hayat böyle. Beklediğin olmaz da beklemediğin oluverir.. Demem o ki, bir  beklentin olmazsa üzülmezsin de .Boş ver hayatı diyemem, sen yine çaba harca isteklerin uğruna ama yaptığın her şeyden bir şeyler bekleyerek yaşama.. En azından öyle …

Gider de Gider

Merhabaaaa! Hayatta birçok zorluk var değil mi? Bunlardan biri de hayatından birini çıkarmak. Hele ki sevdiğin biriyse gerçekten oldukça zor bir durum. Daha önce hayatında var olan bir şeyi hayatından çıkarmak bile yeterince zorken bir canlıyı çıkarmak üç, beş kat daha zor! Hayattan çıkarmak iki şekilde gerçekleşir: Ölmüştür veya senin için ölmüştür. İki durumda ayrı ayrı zor biliyorsun. Ama gitmesi gereken gider ve bil ki herkes bir gün gider. Başkasını sever gider, senin mutluluğun için gider(!),ölür gider, kaçar gider, bunalır gider, gider de gider! En iyi ihtimalle ölüm ayırır. O yüzden hiç kimseye bağlanmadan yaşamak zorundayız. Evet, değinmek istediğim konu tam da bu! Can Yücel diyor ki; Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. “O olmazsa yaşayamam” demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü… Ve devamında da bağlanmazsan korkmazsın kaybetmekten de diyor. Ama bunu yapamıyoruz değil mi? Sevildiğimiz an bağlanıyoruz, gün geçtikçe arttırarak. Ama çok tuhaf bir mekanizmamı…

Yönetmen Sensin

Merhabaa!Bugün farklı bir şeye değineceğiz..Bir eksikliğimize..Aklında bir çok şey var ama benim aklımdaki kitap okumak..
Çevremdeki bir çok kişi kitap okumayı sevmiyor ya da zamanı yok.Çok az kişi bana yeni kitap öneriyor ve beğendiği bölümleri atıyor.Bende bunun için bir instagram sayfası açtım gidelimm_buralardan diye.Beğendiğiniz bir söz olur da canınız kitap okumayı ister veya bir kitap arayışındaysanız tavsiye amaçlı.Ama tabiki daha çok yeni daha paylaşılacak bir çok şey de olsa bu yeterli değil.Çünkü yakından tanıdıklarım dışında büyük bir çoğunluk da kitap okumuyor!
Öncelikle sevmeyenlerden başlayalım.Kitap sevmemenin tek bir nedeni olabilir.O da kendi seveceğin tarzı bulamamış olmak.Ama o kadar çok tarz var ki eğer bulamadıysan kusura bakma ama bu senin ihmalkarlığın.Macera,yaşanmış hikaye,aşk,psikoloji,kişisel gelişim vs. o kadar çok kitap tarzı var ki birini mutlaka seveceksin.Zaten bir sevdin mi devamı gelecek..
Gel gelelim bir de seviyorum ama "zamanım yok"cular…

Ben Mi?

Merhaba!Şimdiye kadar hep senden,bizden konuştuk değil mi?Kendi fikir ve yöntemlerimden bahsettim sana tabi daha önceki yazılarımı okuduysan..😀
Mutlu olun,kahve için,çikolata yiyin diyorum da ben nasılım acaba?Genelde mutlu görünüyor olmam içimin de mutlu olduğu anlamına gelir mi?
O halde sana Işılay'ın içinden bahsedeyim bu kez..Ben de bir çok şeye  üzülüyorum,kırılıyorum ve bende bazen "Yeter!" diyorum.Çünkü bende insanım.Hani senin başına türlü türlü belalar,saçmalıklar geliyor ya benimde geliyor.Benim de sevdiklerimi üzüyorlar,benim de sevdiklerim hastalanıyor.Bu yüzden seni çoğunlukla anlayabiliyorum.Ne yaşadığını,iç savaşlarını,durumlara verdiğin tepkileri ve durumlar karsında ne kadar güçlü olduğunu bilmiyorum.Sadece sana birinin daha aynı şeyleri yaşamadıysa da aynı hisleri yaşadığını söylüyorum.Biliyorum, bunu zaten biliyorsun ama bazen her şeyin senin üstüne geldiğini, en çok acıyı senin çektiğini düşünüyorsun.Hatta belki de insanların dertleri senin hafifine …

Gerçek Sen

Merhaba!Hayat hepimize her gün yeni bir şeyler katıyor..Son zamanların bana kattığı en büyük ders "Hiç kimse için değişme! oldu.Biliyorum böyle şeyler yaşanmadan pek de anlaşılmıyor..Zaten benim amacım da bunu size öğretmek değil.. Reelde herkes biliyor bunu..Önemli olan pratikte uygulayabilmek!
Seni yine bir hayale davet ediyorum.. Şimdi karşı cinsten birinden hoşlandığını varsayalım.O kişi senden hoşlanmıyor veya onun  sana karşı hislerinden emin değilsin..Bir çok kişi gibi sen de hoşlansın diye uğraşacaksın.. Onun istediği gibi giyinecek,onun sevdiği gibi davranacak,onun istediği kişi olmaya çalışacaksın..Bir çok yönüyle hiç de sana benzemeyen bir başkasını yaratacaksın..Bunu yakınların fark edecek ama ilginçtir ki sen fark etmeyeceksin..Çünkü bunu içinden bir güç sen farkında olmadan yaptıracak..Belki de senin yönetiminde dahi olmayacak taa ki sen fark edene kadar..Sonra bu sana benzemeyen kişiyi ona tanıtacaksın..Bir ihtimal bu şekilde o kişiyi etkiledin diyelim..Peki ne ola…

Hayali Yolculuk

Merhaba!Bu kez de bir kaç dakikanı bana ayırmanı istiyorum. Bırak o elindekini(bunu okuduğun cihaz hariç tabi😂😂) işini gücünü..Gidelim mi güzel yerlere?
Kitap okur gibi beynimiz de canlandıralım mı güzellikleri?Haydi başlayalım!💭
Öncelikle bavul hazırlayalım seninle..Ne olsun bavunda?En özel kiyafetlerin,en sevdiğin pijamaların,seni özel kılan parfümün ve bir bayansan makyaj malzemelerini erkeksen de saatlerini kemerlerini alalim..Bir iki çamaşır da koyduk mu hazırız sanki.. Kapattık bavulumuzu.Şimdi nereye gitmek istersin? Yurt dışı? Karavanla doğa gezisi? Deniz kenari? Lüks bir otel? Kaplıca? Haydi seç bakalım..Hadi ama hızlı ol,herkes bizi bekliyor!😂 Seçtiğimize göre gideceğimiz araca biniyoruz.Hava çok güzel!Ne sıcak ne soğuk..Her yer de çiçekler açmış,tam bir bahar havası..Hafif de bir lodos var sana çicek kokularını getirsin diye..Her gün onu fark etmeni bekleyen güneşte seninle.. Gidiyoruz istediğimiz yere,hiçbir şeyi ve hiç kimseyi düşünmeden..Yolculuk keyifli bir sohbet v…

Kaybetme Korkusu

Merhaba!Bu kez sohbet havasında bir blog olacak..Aslında bakacak olursanız blogumda hep mutluluk veren,iyi hissettiren,motive eden yazılar yazmak için başlamıştım.Lakin su son günlerde olanlardan sonra buraya gülün,eğlenin,mutlu olun yazamıyorum..Bir süre hiçbir şey paylaşmayayım dedim,olmadı.Çünkü burası benim düşüncelerimi paylaştığım bir platform ise bu düşüncelerimi de yazmalıydım.Baştan belirteyim kalkıp siyaset yapacak değilim!Kaldı ki siyaset yapabilecek kadar bilgiye sahip de değilim.Olsaydı dahi bunun yeri burası değil hiçbir zaman da olmayacak..
İyi giden şeyler olsa da,hayat devam de etse ülkemiz açısından durum böyle değil..Her gün sevdiklerimizi kaybetmemek ve ölmemek umuduyla uyanıyoruz..Meğerse konu ölüm olunca bencil olurmuş insan..Hiç kimse ölsün istemesekte  özellikle sevdiklerimizi kayırırmışız. Çünkü öyle sevdiklerimiz var ki sanki onlar olmazsa yaşayamazmışız gibi geliyor..Elbet bir gün böyle şeyler olacak ama bu konuda ne kadar geç o kadar iyi..Kaldı ki böyle bir…

Rotanı Belirle

Hepimizin hayatta belli hedef ve amaçları olmalı.Bir "rota" belirlemeliyiz kendimize..Rotasız çıkılan bir yolun sonu mutlak kaybolmaktır..Ne yapacağını bilememek,ileriyi görememek ve sonucu yanlış limanlara savrulmak.En ufak attığın adım da dahi bir amacı olmalı insanın.
Sonrasında ise sadece istemenin,hayaller kurmanın yeterli olmayacağını bilmeliyiz.İstiyorsun ama ne yapıyorsun elde etmek için?Herkes hayallerinin gerçekleşmesini istiyor lakin bunu çok az insan başarıyor..Neden?Çünkü mütemadiyen bahanelerimiz var..Evet, o arkasına sığındığın senin için "haklı" gerekçelerin hepsi aslında birer bahane..Çünkü bu bir amaçsa asla imkansız değildir..Bir kez daha düşün bahanelerini ve onları neden yarattığını..Geç kaldığını mı düşünüyorsun?Kime göre neye göre geç?Hala nefes alıyorsan hiçbir şey için geç değildir..Uğrunda emek harcamak zor mu geliyor?Bir çok istemediğin şeye emek verirken istediğin uğruna yorulmak mı zor?Korkuların endişelerin mi var?Peki nereye kadar kaç…

Felaket Senaryoları

Hayatımızın hemen hemen her günü içimizde korkularla başlıyoruz..Daha evden çıkarken ya işime/okuluma geç kalırsam?Karşıdan karşıya geçerken ya araba çarparsa,bir arkadaşınız şunu unutma dediğinde ya unutursam?
Hep aklımızda kötü düşünceler dolaşmıyor mu?En basit olaylarda dahi..Halbuki bir çok kez korktuğumuz gibi sonuçlanmaz ama yine de bu düşünceleri bırakamıyoruz..Hatta bazılarımız  bu düşünceleri kurup,büyütüp,inanıp,telaşlanıyor..Dışarıdan saçma ve komik görünüyor belki ama sende gün içinde yapıyorsun bunu..Hepimiz cebimize elimizi attığımızda telefonumuz gelmiyorsa bir panik yaşamıyor muyuz :) Çünkü yine kötü ihtimale koşuyoruz. Kayboldu!!..Halbuki ya çantandadır ya da arka cebinde..Bazen gerçekten kaybolur ama o zaman panik yapıp üzülmek daha mantıklı değil mi?Diğer türlü yaptığımız tek şey kendimizi gereksiz yere üzmek,yormak..
Belki bu şekilde içten içe kötüye hazırlama mekanizması kuruyoruz kendimize ama bu da fazlasıyla yormuyor mu?Belki onları yaşasak bu kadar yormayacak.…

Gülümse

Siz hiç yolda yürürken veya arabayla seyir halindeyken gördüğünüz her bir apartmanın her bir dairesi içinde bir hayat olduğunu düşündünüz mü?Binlerce hayat ve binlerce hikaye..Her bir dairenin içinde yaşanmışlıklar..
Sadece bizim derdimiz varmış gibi gelir ya hep.Böyle anlarda biraz dolaşmak iyi gelir ve bu esnada hep dairelere bakarım..Şu üçüncü kattaki kadını eşi aldatıyor belki veya yandaki bloğun birinci katındaki ailenin çocukları öldü..Belkide bunlardan çok daha karmaşık ve trajik hikayeleri var..
Sense bir saniye sonrasını bilmediğin hayatının değerli anlarını saçma sapan şeylere takılarak geçiriyorsun..Takmışsın eşe dosta,kimin ne dediğine veya başarısızlıklarına..Eğer amaç geride bıraktığın hayatında daha az keşkelere,pişmanlıklara yer vermekse bunlara takılmadan önümüze bakmamız gerekiyor..
Her şeyin bir başı vardı hayatında ve sonu da olacak.Birkaç nesil sonra adın bile silenecek dünyadan..Peki ya şimdi bir şeyleri takmaya,gereksiz üzüntülere gerek var mı?
Ben yaşamım bir g…

Yeteri Kadar Düşün!

Bazı konularda insanları sınıflandırmak mümkün..Ben düşünme konusunda insanların üçe ayrıldığına inanıyorum..Tabi ki bu net bir ayrım değil,yerine göre her sınıfın üyesi olabiliyoruz ama bir genelleme yapabiliriz...Birincisi sadece kendini düşünenler,ikincisi hem kendini hem karşısındakini düşünenler,üçüncüsü ise sadece karşısındakini düşünenler..Hepimiz doğru olanın ikinci grup olduğunu iddia ederiz.Peki kaçımız bunu başarıyor?
Bu üç grubu da ayrı ayrı incelersek sadece kendini düşünen insanlar dostlukta kaybetseler de genellikle işte kazanırlar.Onlar hepimizin içinde var olan bencillik duygusunu doruklarında yaşayanlardır,tek düşündükleri kendi keyif ve çıkarlarıdır..İnsanlar ve durumlar karşısında çoğunlukla pragmatist yaklaştıklarından dolayı kaybetmeyi ve kazanmayı hep bir arada yaşayanlardır.Hem kendini hem karşısındakini düşünenler ise yerine göre davranmayı bilen,olgun,kendini bilen insanlardır..Empati hisleri gelişmiş,hayatı ne kendini ezerek ne de karşısındakini yarı yolda b…

Hak Edilen Değer

Hayatımızdaki her insana değer veriyoruz..Bazı insanlara çok,bazı insanlara ise az..Bunu bir yüzde gibi düşünebiliriz,herkese verdiğimiz değer yüzdesi farklı..İki tane de değer yargımız var..İlki bize verilmesi gereken değer ikincisi ise bizim verdiğimiz değer..Eğer bu yüzdeler birbirini tutarsa o insanla güzel ve uzun bir ilişki yaşayabiliyoruz..Yüzdeler birbirinden çok farklı olursa bizi her türlü üzer..Çünkü ya hak ettiği değeri vermemişizdir ya da hak ettiğinden fazla değer vermişizdir..Ne yazık ki,verilmesi gereken değeri bir insanı tanımaya başladığımızda bilemiyoruz..Hatta bunu anlamamız epey zaman alıyor..Bu nedenle bu konuda hata yapmamız çok normal..Ama yine de temkinli olup hemen çok fazla değer vermeyerek bu hata oranını azaltabiliriz..
Bir de size verilmesi gereken değer var.Bu konuda egoları susturup gerçekçi olmamız lazım..Sen karşındaki için değer hak edecek neler yaptın?Sen ne kadar değeri hak ettin?Sen ne kadar değer verdin?Bu soruların cevabını dürüst bir şekilde ve…

Enerjinin Gücü

Dünyada trilyonlarca insan var ve her insan bir diğerinden farklı bir kişilik özelliğine sahip.Kimisi sessiz,kimisi atılgan,kimisi etrafına pozitif enerji verirken kimisi de koca bir negatif enerji yayar..Her kişilik özelliğini anlıyorum lakin negatif enerji yayan insanları asla anlayamadım..Bu bahsettiğim insanlar kişiliği gereği çok gülmeyen,ağırbaşlı insanlar değil elbet..Hayatından hiç memnun olmayan,daima somurtan,agresif,çekilmez insanlardan bahsediyorum..Oluşturdukları negatif enerji çemberine ister istemez etrafını da katan bir sürü somurtkan insana neden olan o kişiler ..Onları anlamayışımın nedeni ise hayatta herkesin kendince verdiği iç savaşları,hiç bitmeyen dertleri,üzüntüleri var..Biliyoruz ki dertsiz insan yok ve hiç kimsenin hayatı toz pembe değil..Ama tüm bunları hayatının sonuna kadar somurtup,insanların enerjisini tüketerek protesto edemeyiz.. Bu nedenle enerjimizi tüketen,bizi yas tutarmışcasına gülümsememizi alan o insanlardan uzak durmalıyız..Bize kalan pozitif e…

Rollerin Dersi

Hayatta hepimizin belli rolleri var.Bir başkasının hayatında üstlendiğimiz karakterler..Doğduğumuz andan itibaren hayatına girdiğimiz her bir insanın hayatında belli rolleri yerine getirecektik.Belki ona bir hayat dersi verecektik,belki bir yardımda bulunacaktık..Binlerce nedeni olabilir..
Sen her tanıştığın insana illaki bir şey kattın..Her gelenin de bir nedeni var..Kimi iyi,kimisi kötü bir hikaye bırakıyor ardında ama çıkaracağın ders her zaman sana iyi gelecek ..Hayatınıza giren sizin belki de hayatınızı "mahveden" o kişininde size vereceği dersler vardı.. Kötü hikayelerin ardından dersinizi aldıktan sonra da sizi üzmesine izin vermeyin ve aynı şekilde size iyi hikayeler verenleri bırakmayın..
Ne olursa olsun, aldığımız her ders biraz tecrübe biraz olgunluk olacak..Bu dersleri de kullanabildiğimiz sürece hatalarımızı en aza indireceğiz..
Bunu bir tek insanlarla sınırlayamayız elbet.Her yaşanan olayın bir nedeni var ..Hemde iyi bir nedeni!..Bu nedenle hayattaki var olan o…

Yaz Çiz Karala

Ben hissetmeden yazabilen biri değilim.Bir durum,bir olay sonucu hislerimi yazmak beni en rahatlatan şeydir..
Küçükken evde firmalardan gelen ajandalar olurdu,benimde vardı.Kimisi karalama için,kimisi ders notu için kimisi de hislerimi yazmak için..Tabi o zamanlar dertlerim,düşüncelerim yoktu anneme kızmış olmam veya arkadaşıma kırılmış olmam yazılabilir hislerdi.Yazmak beni öyle rahatlatırdı ki bütün sinirimi,üzüntümü alır götürürdü..Çünkü yazmak,hisleri kelimelere dökmek yaşananların daha olağan olduğunu hissettirir..Herkesin hislerini aktarma şekli farklıdır..Kimi yazarak,kimi resim yaparak kimi ağlayarak,kimi uyuyarak,kimi de dans ederek ..Çünkü insanız..Bazen çok yüksek duygu yoğunluğuna ulaşıyoruz ve birilerine anlatmak yeterli olmuyor..Önemli olan seni neyin rahatlattığını bulmak..
Ben kötü giden bir durum varsa ve bunu unutmak istiyorsam resim çizerim.Çünkü resim çizmek o anlık tüm duygu ve düşüncelerini unutturur ve kendi dünyasına hapseder.Yazmak ise tam tersidir.Hislerini d…

Yerdeyken Bile

Uçmak için sadece kanatlarının var olması yetmiyor..Yolunu bilmen,karşılaşacağın zorlukları göze alman lazım ..Hedefini bilmen değip değmeyeceğini kestirmen lazım..Yoksa herkes yola çıkar önemli olan istenilene varmaksa önce o varacağın noktayı düşünmen lazım..
Bunları düşündüysen dahi başka engellerin olabilir .Mesela tavuklarında kanatları var ama uçamıyorlar öyle değil mi?Çünkü kader diye bir şey var ve tavukların kaderi de yüksekten uçamamak..Ama uçamadıkları halde bir kuştan daha değerliler etiyle yumurtasıyla..Sadece uçmak yeterli olmuyor bu hayatta!Uçtun mu en iyisi en makbulü değilsin!O halde zaman yerdeyken bile en iyi olma zamanı ..

Mutluluk Yanı Başında

Hayattaki en "mutlu mesut" insanlardan olmak için tasvir ettiğimiz bir tablo var..Hep en güzeli hep en mükemmeli..Bunun mutluluk getirmediğini anlamak güç gibi görünse de halbuki baktığında görebildiğin yerdeler..Mükemmel değiller ama önemli olan ne?Mutlular!Çok parası,lüks evleri yok belki çok güzel/yakışıklı değiller bir çok şeyleri standartların altında ama önemli nokta "mutlular"..Kaldı ki sadece mükemmellik mutluluk getirseydi mükemmel yaratılırdık.Biz kusurlarımızla güzeliz!Eksik veya fazla değil!Neysek o! .. Mükemmel insanlar yok,mutlu insanlar var!Mükemmelliği aradığın yolda bile yok mutluluk!Hayat düz ve net ..Mutluluksa aradığın yerde değil olduğun yerde belki de yanı başında ..

Mutluluk Avcısı

Her şey değişir..
Tüm bakış açın hayallerin,umutların..Kaçamadığın bir sen vardır.Bazen utandığın,bazen şükrettiğin,bazen kabul ettiğin,bazende tebrik ettiğin..Doğru ya "tebrik etmek" de var hayatta!İşte ben buyum demek.."Neler başarıyorum?""Neler yapabiliyorum?"Bu hissi daha bir bebekken yemeği kendimiz ağzımıza götürdüğümüzde aldığımız alkışta hissetmiştik."Ben başardım!"Bir çok histen çok daha iyidir ve bazıları için mutlak gerekli..Mutlak gerekli olan ben..Kimi zaman işe yarasa da zarar verir,yıpratır.Yapacak bir şey yok .."Ben buyum!"Peki ya ben kimim?Bu sorunun cevabını bir çok kişi veremez çünkü zaman ve çaba gerektirir.Ben zaman çaba harcıyor muyum?Bazılarından daha çok.Ama asıl kim olduğun değil seni sen yapan şeyler önemli ve bende bunun peşindeyim..Ben kimine göre arkadaş,kimine göre kardeş ..İsmin bir önemi yok öyle değil mi?Ben sadece mutlu olmak ve herkesi mutlu etmek için vardım.Hayattan zevk almak,zorlukları daha az ha…